Tuz Varili Çöp Değil, Vicdan Testidir
Kar yağar… Belediye sahadadır. Gece-gündüz demeden yollar açılır, kaldırımlar tuzlanır, vatandaşın can güvenliği için mücadele verilir. Peki ya sonra? Sonra bir bakarsınız, yaya güvenliği için bırakılan tuz bidonlarının içi çöple doldurulmuş.
Evet, yanlış duymadınız. Tuz varili… Çöp kovası yapılmış.
Bu şehirde yaşıyoruz, bu kaldırımlarda yürüyoruz, bu buzda düşen yine biz oluyoruz. Ama gelin görün ki bazıları için kamu malı hl sahipsiz. Karla mücadele için bırakılan tuz, ihtiyaç anında kullanılmak yerine; plastik atıklar, ambalajlar ve bilinçsizlikle doldurulmuş durumda.
Burada sorun kar değil. Burada sorun buz da değil. Buradaki asıl sorun zihniyet.
Belediye elbette görevini yapacak. Yapıyor da. Ama bu iş sadece belediyeyle olacaksa, bu şehir neden 'ortak yaşam alanı' diye adlandırılıyor? Apartman önünü, iş yeri çevresini, kaldırımı kendi sorumluluğu olarak görmeyen anlayış yüzünden, sonra 'niye buz var, niye kaydık' diye şikyet ediyoruz.
Tuz bidonları birer hayat kurtarma aracıdır. Özellikle yokuşlarda, yaya yollarında, acil durumlar için konulmuştur. İçine çöp atarak o tuzu kullanılamaz hale getirmek; sadece duyarsızlık değil, aynı zamanda başkasının can güvenliğini hiçe saymaktır.
Karla mücadele sadece greyderle, kürekle olmaz. Bilinçle olur.
Belediye çalışır, vatandaş destek olur. Biri eksik olursa bu şehir kayar.
Artık şunu net söylemek gerekiyor:
Tuz varilleri çöp kovası değildir.
Karla mücadele tek taraflı bir görev değildir.
Bu şehir hepimizin ve sorumluluk da hepimizin.