Kayıp 15 Gün: Elazığ'ın Abisi Kim Olacak?
Elazığ milletvekilleri arasında yaklaşık 15 gündür devam eden sert polemikler, şehrin gerçek sorunlarını gölgede bıraktı. Bu süreçte kaybeden siyaset değil, Elazığ oldu. Kamuoyu ise bu gerilimi bitirecek ismi bekliyor.
Elazığ, son yıllarda siyasi tarihinde pek rastlanmayan bir gerginlik ve üslup tartışmasına sahne oluyor. AK Parti ve CHP Elazığ milletvekilleri arasında yatırım tartışmasıyla başlayan süreç, karşılıklı açıklamalarla büyüyerek kişisel polemiklere dönüştü. Aradan geçen yaklaşık 15 günde ise şehrin temel meseleleri adeta ötelenmiş durumda.
Yatırım geliyor mu, gelmiyor mu sorusuyla başlayan tartışma; gün geçtikçe sertleşen ifadeler, sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalar ve siyasetin diline yakışmayan üslupla devam etti. Tartışmaların ne zaman sona ereceği belirsizliğini korurken, kaybolan zamanın telafisi ise her geçen gün zorlaşıyor.
Bu 15 gün boyunca Elazığ'ın istihdam ihtiyacı, gençlerin geleceği ve esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılar konuşulmadı. Şehrin gündemi, çözüm üretmesi gereken temsilcilerin karşılıklı atışmalarına teslim oldu.
Siyasi kulislerde gündeme gelen 'abilik' tartışması ise sürecin geldiği noktayı özetler nitelikte. Kim daha etkili, kim daha güçlü, kim daha tecrübeli… Ancak Elazığ kamuoyu bu tartışmaya çok daha sade ve net bir yerden bakıyor:
Bu gerginliği kim bitirirse, üslubu kim düşürürse, sağduyuyu kim öne çıkarırsa; Elazığ'ın abisi odur.
Buradan açık bir çağrı yapmak gerekiyor. Elazığ milletvekilleri, kişisel polemikleri ve kamuoyu önünde süren bu sert dili derhal geride bırakmalıdır. Şehrin sorunları sosyal medya atışmalarıyla değil, Ankara'da ortak akılla, somut adımlarla ve sonuç odaklı siyasetle çözülür.
Elazığ'ın kaybedecek bir 15 günü daha yok. Bu şehir yeni tartışmalar değil; birlik mesajı, güçlü temsil ve çözüm bekliyor. Artık söz düellosu değil, çözüm zamanı.