• Haberler
  • Tartışmalı Ortamlarda Medyanın Sorumluluğu: Gerginliği Değil, Sağduyuyu Büyütmek

Tartışmalı Ortamlarda Medyanın Sorumluluğu: Gerginliği Değil, Sağduyuyu Büyütmek

Elazığ kamuoyu son iki haftadır milletvekilleri arasında yaşanan sert tartışmaları yakından takip ediyor. “Yatırım geliyor mu, gelmiyor mu?” sorusuyla başlayan siyasi polemikler, kısa sürede karşılıklı ithamlara, canlı yayınlarda sert ifadelere ve zaman zaman kırıcı bir üsluba dönüştü. Her milletvekilinin kamuoyunu bilgilendirme ve kendini savunma hakkı elbette doğaldır. Ancak gelinen noktada tartışmanın içeriğinden çok, tonu ve yöntemi ön plana çıkmış durumda.

Bu süreçte gözlerin çevrildiği en önemli aktörlerden biri de medyadır.

Medya; sadece sözün aktarıcısı değil, aynı zamanda kamuoyunun ruh hâlini şekillendiren güçlü bir etkendir. Tartışmalı dönemlerde kullanılan başlıklar, seçilen ifadeler ve yayın dili; ya tansiyonu düşürür ya da gerginliği daha da körükler. Bugün Elazığ’ın ihtiyacı olan şey, siyasi polemiklerin derinleşmesi değil; deprem, pandemi ve ekonomik zorluklarla mücadele eden bir şehrin ortak geleceğine odaklanmaktır.

Canlı yayınlarda “kazanan kim?”, “kim haklı?” gibi rekabeti artıran sorular yerine;
“Elazığ bu tartışmadan nasıl kazançlı çıkar?”
“Yatırım süreci nasıl hızlandırılır?”
“Ortak akıl nasıl oluşturulur?”
sorularının sorulması hem siyasete hem de şehre katkı sunacaktır.

Unutulmamalıdır ki medya, kriz zamanlarında hakem değil; denge unsuru olmalıdır. Tarafların sesini duyururken, kamu yararını merkeze alan bir yayın anlayışı sergilemek; gerilimi beslemekten çok sağduyuyu güçlendirmek medyanın en temel sorumluluğudur.

Elazığ, geçmişte zor günlerde nasıl birlik olabildiyse, bugün de aynı olgunluğu gösterebilecek bir şehir kültürüne sahiptir. Bu kültürün yeniden güçlenmesinde siyaset kadar medyaya da önemli görevler düşmektedir. Gerginliği manşete taşımak kolaydır; zor olan, birlik çağrısını büyütmektir. Ancak kalıcı olan da budur.

Medya, bugün tercihini yaparken sadece reytingi değil; şehrin yarınını da düşünmek zorundadır. Çünkü kazanan ya da kaybeden bir siyasetçi değil, kazanan ya da kaybeden bir şehir söz konusudur.

Portre Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme